27 Ocak 2014 Pazartesi

Ayrılmaz ikili Coffeemate

 
Yazıyı yazmakta geciktim ama bir sorun  neden? Hayatımdaki gerçekten ayrılmaz ikili diyebileceğim bir kampanya ile fikrimühim paketim geldi bende her akşam yaptığım gibi Coffeemateli Nescafemi löpürdetiyorum. Her zamanki gibi yanında bitter çikolatam.
Fikrimühim paketim geldiğinde 2 kutu coffeemate kahve kreması ve Nescafem çıktı içinden. Ohh içmede yanında yat. Zaten her akşam yaptığım rutinimdi bu gelen pakette ekstra sevindirdi beni. Valla ben bu ikilinin tat uyumuna, sonra uzaktan burnunuza gelen kokusuna bayılıyorum.
 

Birde ayrılmazikili coffeemate ile en sevdiğim dizinin tadı bir başka .

 

22 Ocak 2014 Çarşamba

Kırık karafın vazoya dönüşüm öyküsü



Herkese merhaba. Sizlerle tekrar bir geri dönüşüm projem ile birlikteyim. Şu yukarıda gördüğünüz vazocuk benim ellerimle yapıldı.

İşte bu hikaye şöyle başladı. Olay günü her zamanki gibi evde sıkılan çocukları eğlendirmek bana düşmüştü. Evin ortasında çift kale maç yapıyorduk. Çocukları her seferinde teker teker uyarıp bir şey kırmamaları için tembihleyen ben, topa öyle bir vurdum ki masanın üstündeki karaf tuzla buz oldu. Yok yok tuzla buz olmadı ama ucu adam gırtlağı kesecek duruma gelmişti.

Çok sevdiğim karafım için üzülen ben, birden daha önce gördüğüm bir fikirle kafamda yanan lambanın ışığının da etkisiyle bu projeye giriştim. Amaç karafın kırılan üst kısmını muntazam bir biçimde kırılmadan kesmek. Nasıl mı anlatayım.( Bu proje şişelere de uygulanabilir.)

13 Ocak 2014 Pazartesi

Eski dikiş makinasının dekoratif çekmecelere dönüşümü


İşte size çok zarif bir kendin yap projesi daha. Düşünen kişinin ellerine kollarına sağlık ne güzelde düşünüp yapmış ancak bir kendinyapcının aklına gelir zaten böyle bir şey :)

Antique Sewing Table

10 Ocak 2014 Cuma

Lego Satrancı

 
Herkese merhaba. Hiç bu kadar ayrı kalmamıştım sanırım blogdan. Yeniyildan bu yana tam 10 gün geçti ve ben hala bir post yayınlayamadım. Şaşılacak iş doğrusu:) Buna rağmen her gün sayfamı ziyaret eden yüzlerce kişiyi gördükçe o kadar seviniyorum ki . Bir yılda 65.000 sayfa görüntülemesine ulaşmışız dile kolay. Bloğa ilk başladığım günü hatırlıyorum da sinek avlıyordum o günlerde .....
Bloğa girememe sebeplerime gelirsek eğer. Maalesef şu sıralar bizde de sanırım şu H3N1 virüsünden var ama bizimki çok ağır değil, sıkıntı olan  hiç geçmek bilmemesi. Sanırım tam tamına 3 hafta geçti biz hala bu gripten kurtulamadık. Bir eşim, bir ben, bir çocuklar tam bitti derken başka bir semptomla başka bir şekil alıyor gripin boyutu. İshal, baş ağrısı, ateş, dolu bir burun ve boğaz, öksürük ve daha niceleri . Kar yağsa da kurtulsak şu mikroplardan ya. Sıtkımız sıyrıldı ya.
Bir diğer sebepte hatırlı dostlarımızdan birinin ablasına sürpriz doğum günü organizasyonu hazırlama telaşemden dolayıdır. Masa görsel süslemeleri, hatıra çerçevesi hazırlığı, basım işleri kargolama derken ancak bu gün girebildim bloğa.
 
Ve uzun bir süredir ihmal ettiğim çocuk aktiviteleriyle yumuşak bir başlangıç yapayım dedim.
Bu aktivite çok eğlenceli bir o kadar da kolay . Biz bu aktiviteye lego satrancı adını taktık. Öncelikle beyaz bir kağıt alın ve çocuğunuzun önünde lego boyutlarında yani legonun etrafından kalemle çizerek dilediğiniz yerlere şekiller yapın daha sonra çocuğunuzdan sırayla Legoları şekillerin üstüne getirip tamamlamasını isteyin. Ben önce hep onun yapmasını izledim ama sonra sende yaparmısın diye teklif ettiğinde bunu bir satrança dönüştürdük ve sıra ile bir o bir ben yerlerini bulup Legoların şekilleri tamamladık. Ve şekilleri basitten karmaşığa doğru yavaşça geliştirdik. Ediz o kadar zevk aldı ki bu oyundan aklınız hayaliniz durur. Bu aktiviteyi biz yazın yapmıştık. Hala Ediz o kullandığımız kağıdı saklıyor arada çıkarıp  hadi satranç diyor. Benden söylemesi bence deneyin.