26 Eylül 2013 Perşembe

Televizyon Ünitesi Yenileme

 
Bu projemi eski zigon sehpalarımı yeniledikten http://tepehomegiller.blogspot.com/2013/03/eski-sehpalarm-yeniledim.html hemen sonra yapmıştım.
 
Bu tv ünitesi ben evlenirken seçmiş olduğum mobilyaların geldiği kamyondan biz almadığımız halde çıkmıştı. Hemen dükkanı arayıp söyledik böyle bir ünite geldi yanlışlıkmı oldu diye yok bizim size hediyemiz dediler. İşte bu ünite salon takımımın bir parçasıydı model farkı olmadı yani ama öyle damdan düşer gibi gelmişti bize.
 
Taşınmalar sırasında oldukça yıprandı bir zamanlar önünde yan kısmını tamamen kaplayan kapak kısmı koptu gitti. Sonrada çocukların oyuncaklarını koymaya başladığımz bu ünite tamamen kötü görünmeye başlamıştı gözüme. Yenisini almak istemiyordum belli bir süre çünkü çocukların gazabından korkuyordum birazcık daha büyüsünler ve en önemliside şimdiki yeni ünitelerden çok daha fazla yüksek olduğu için çocukların LCD ye ulaşma imkanı fazla olmamasından dolayı belli bir süre daha bununla idare etmeye bakalım deyip sehpa projemin gazıyla birlikte hemen bunuda boyamaya başladım.
İşte eski halinin bir resmi


Burda da miniğim bana boyamamda yardım ediyor.


Kaplama mobilya olduğunundan chalk paint tekniğiyle boyadım.

Hızını alamayan Ediz birde pastel boyayla boyamış.:)
 
Tek renk olmasını istemediğim için bir kısmını wenge rengi bıraktım bir kısmınıda kırmızı renk boyadım.  Şimdi tepe tepe kullanıyoruz.
 

 


 

25 Eylül 2013 Çarşamba

Biraz o dizi biraz bu dizi ama en çok Güneşi Beklerken


Kanal D'nin yeni gençlik dizisi "Güneşi Beklerken"
Şu sıralar 4-5 tane küçük kendin yap projesini 1 hafta içinde bitirdim. Yakında postlarını yayınlamaya başlarım :) Fakat bu projeler ve çocukların dışında da hayat akıp devam ediyor. Birazda kendimizden bahsedelim deyip şu günlerde ilgimin yoğunlaştığı şeyleri paylaşmak istedim.  Çocuklar doğduğundan beri uzun zamandır ağız tadıyla dizi izlemek mümkün olmadığı için dizileri yarım yamalak seyredip duruyorduk zaten salya sümük olan dizilerden haz etmem, içinde zeka pırıltısı olan yada neşeli şeyleri seyrederim hep. Geçen sezon 20 dakikayı bir solukta seyretmiştim. Bence bir dizi projesi böyle olmalı bir sezonda merakla izletti sonrada uzatmadan hemen bitti. Enayi gibi o ona bakar öteki arkadan bakar şarkı çalar onu dinler öylece bak dur dizileri 90 dk yapmak için yapılan anlamsız çabalar işte. Bir zamanlar Avrupa Yakası vardı onu tek geçerim hala çok gülerim Yalan Dünya bu yüzden pek ilgimi çekmiyor. Galip Derviş te işte o zeka pırıltısı olan dizilerden seviyorum ama bunların hiç birini o gün gelsede saatlar dursa işi gücü bırakıp seyretsem modunda olmadım hiç. En son o modda Hatırla Sevgili'yi seyretmiştim. İşte uzun zamandan beri bu duyguyu yine Güneşi Beklerken dizisinde yaşıyorum artık. Bir yaz günü ilk bölümü ilgimi çekmişti ve eşime bu dizi tutar görürsün demiştim. Ardından ikinci bölümü seyrederken aklımda bir kıvılcım çaktı bazı sahneler birkaç sene önce izlediğim kore dizilerinden biri olan Boys Over Flowers 'ı hatırlattı bana . Evet gerçekten de sonra okuduğumda bu kore dizisinin uyarlaması olduğu haberi çıktı karşıma. Senaryo başlarda benzeşiyordu fakat şu anda tamamen özgünleşti. Her hafta şimdi ne olacak diye merakla bekliyorum. O merak beni  sürekli araştırmaya itip duruyor, bu yüzdende en sonunda bir GB fanı olup çıktım. Birilerinin bir şeyin fanı olmak ne saçma deyip dururdum senelerce o lafımı da artık yutmak zorunda kaldım :) Şimdi her hafta fragman bekle, özeti bekle, fotoları bekle kısırdöngüsünün içindeyim. İnatla kullanmadığım twitter hesabımı bile aktif hale geçirdim. Ah Altan hocam siz bana neler ettiniz :)


Bir de en merak ettiğim resimden de anlayacağınız gibi Çalıkuşu dizisi var. Hayatımda en çooooooook sevdiğim dizidir benim için Aydan Şenerli, Kenan Kalavlı, Sadri Alışıklı. Ah ne büyük güzel hikaye. Osman F. Seden'in yönettiği o güzel dizi bir kaç bölümde kısa ve öz çekilip bitiyordu. Ne zaman denk gelsem işimi gücümü bırakıp seyrederim hep. Yeniden çekileceğini duyduğumda son derece merak ettim. Fragmanlarda o meşhur Çalıkuşunun müziğini duyduğumda çok sevindim değiştirmemişler diye. Feride namı değer Gülbeşeker ve Kamran rolleri cuk oturmuş bence Fahriye Evcen ve Burak Özçivite. Bugünkü bölümünü seyrettim ve gayet beğendim.



Birde gençliğimin dizisi olan Orange Country'nin (OC) yeni versiyonu Med Cezir var. İşte hepsi merak edip bakma gafletinde bulunduğum bu diziler, beni tv bağımlısı yapmaz umarım deyip mümkün olduğunca dizileri unutup çocukların erken uyuduğu günlerde çocuksuz günlerde yaptığımız sinema akşamlarımıza eşimle birlikte yeniden başladık. Bu akşamlardan birinde ablam ve eniştemin tavsiyesiyle Hintli yönetmen Aamr Kkhan filmlerini seyrettik. Filmler 3 saat ama bu adamı bu kadar geç keşfettiğimiz için hayıflandım durdum. Türkiyede acayip fanları varmış. Biz İMDB de 8.3 rating alan ve top 250 filmin içinde olan 3 idiots ve Taare Zameen Par adlı 10 numara iki filmini seyrettik. Anlamsız Hollywood filmlerinin içinde oldukça anlamlı iki film derim ben size şiddetle tavsiye ederim seyretmenizi. 3 saatin nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz bile. Her hint filminde olduğu gibi şarkı ve dans etmeler var onları ileri sarabilirsiniz :)

Bu kadar uzun post olacağını düşünmemiştim ama gecenin bu saatinde coştum sanırım. Kendimi dizginlemesem daha da yazar dururum ama bu kadarı yeter şimdilik.

Haydi iyi geceler herkese....

20 Eylül 2013 Cuma

Banyo aktiviteleri

 

Biliyorum yaz bitti bende bu postu yayınlamakta geç kaldım ama bizim gibi yaz kış fark etmeyenler için yazmış olacağım bu yazıyı. Evet bizim her banyomuz böyle. Biz küçükken ayda yılda bir doldururdu annem küveti o da genellikle yazın olurdu. Ablamla mayolarımızı giyer saatlerce en iyi tabiriyle buruşmak ne kelime deniz kızı olana kadar oynardık. işte o günlerin etkisiylemidir bilmem biz çocuklarımla banyoyu hep böyle oyunlarla su içinde bıcı bıcı yaparak geçiriyoruz.

 
Belki bu yüzdendir ben gibi onlarda çok seviyo suyu banyoyu denizi ne mutlu bana. Bazı zaman işte böyle balıklarla yüzüyoruz, oltayla onları avlıyoruz . Bir kaç tane plastik renkli bardağımız var onlarla su transferi yapıyoruz. Bazı zaman renkli Legolar, bazı zamanlar arabalar, bazı zaman kova kürek aklınıza ne gelirse.

 
Burda da yeşil su balonlarının içine su doldurup hem yeşil renk farkındalığı yaratıp balonları ondan ona fırlatıp durduk. Diğer günler kalan bütün renkleri yaptık sonrada hepsini doldurup gökkuşağına dönen banyoda renk sarhoşu olduk. Sizlerde sudan korkan çocuklarınız için deneyin derim ben :)

17 Eylül 2013 Salı

Dekoratif Yonca Desenli Duvar Panosu



Evet yine  süper bir kendin yap projesi ile karşınızdayım. Keşke ben yaptım diyebilseydim ama maalesef biraz kereste kesecek alet edevat lazım yakında onlarıda ediniriz :) Bunun gibi ilk bakışta bayıldığım hemen arşivleyip ileriki zamanlarda yapmaya çalışacağım projeleri bilgisayarımın bir köşesinde saklamaktansa sizlerle de paylaşıp faydalı olmak istedim. Çünkü mutlak en az 1 kişi çıkacaktır hemen yapmaya koyulan.

Kendi evimize uygun özel dekor öğeleri bulabilmek ve almak çok pahalı. Kendin yap dekorasyon projelerinin daha popüler olduğu bu son yıllarda kendinize özel dekor öğeleri yapmak size uzun vadede yüzlerce lira kazandıracaktır. İşte size bire bir nasıl yapıldığı detayıyla anlatılan bir proje.

15 Eylül 2013 Pazar

Minik araba ile labirent bulmaca oyunu


Labirent bulmaca oyunlarını çözmek, sağlıklı bir beyin için erken yaşlarda başlar.İşte yeni öğrenmeye başlayan minikler için fazla zorlayıcı olmayan hem de arabalarını sürüp çözüme ulaşırken eğlenecek bir oyun.

Yolu bulmalarında onları cesaretlendirin ve ödüllendirin. Erken yaşlarda problem çözme yeteneklerinin gelişmesi için en iyi aktivitelerden biri olduğunu düşünüyorum. Ediz yolu bulmaktan çok araba sürmeye meyilli olduğu için biraz eve ulaşmak zor oldu ama olsun olsun bugünüde böyle bir aktiviteyle kurtardık hehe:)

11 Eylül 2013 Çarşamba

Esin hanımın 2. sınıfa başlayacak oğlu için hazırladıklarım

 
 

Beni takip edenler ikinci meşguliyetim olan Printmagicparty 'yi biliyorsunuz.  Geçen günlerde sevgili Esin hanım tatil modundan kurtulamayıp okula dönmek istemeyen oğlu Kuzey için teşvik olması amaçlı okula dönüş partisi süsleri hazırlamamı istemiş . Haydi çocuklar okula diyelim ve....

İşte o süsleri göstermeye gelelim.

Full paket 55 tl 6 kişilik

9 Eylül 2013 Pazartesi

Teneke konserve kutularından mumluk

 
 
 
 
 
 

Herkesin evinde vardır bu teneke konserve kutularından. Salça, ton balığı, mısır olur içlerinde. Bende uzun zamandır görüyordum internette bu kutuları değerlendirme fikirlerini nasip bu güneymiş.

5 Eylül 2013 Perşembe

Dolapta beklemesin, kardeşim giysin




kardesimgiysin



Herkese iyi akşamlar,

Şimdi yazacağım post benim için çok önemli inşallah sizi de en az benim kadar alakadar eder.

Soran anne bloğun yazan Çiğdem hanım elleri kolları sıvayıp bu siteyi kurmuş. Site daha çok yeni ama her geçen gün çığ gibi büyüyeceğine eminim çünkü daha şimdiden birçok çocuğumuz mutlu oldular onlar sayesinde.

Sitenin amacı üstteki resimden de anlaşılacağı gibi evde çocuklarımız büyürken arkalarında kullanmadıkları bir dağ yığını kıyafet, ayakkabı, oyuncak, beşik vs bırakıyorlar. Bende bebeklerim büyürken ne olacak bunca eşya deyip önceleri çok sevdiğim arkadaşlarımın çocuklarına veririm deyip saklayıp bir güzelde vermiştim onlara. Sonra bir gün kapı komşumla konuşurken çok ihtiyacı olan bir kişiye bebek kıyafeti lazım dediğinde elimdekileri maalesef arkadaşlarıma verdim dediğimde içim cız etti çünkü hepsi hali vakti yerinde insanlar. Ne yapıp ettim yine de buldum buluşturdum o ihtiyacı olan minik için topladık bir dünya eşya . Ama bebek bu ihtiyacı hiç bitmez, bugün giydiğini yarın giyemez . İşte tam bu noktada çocuk esirgeme yurtlarını araştırırken soran annenin bloğu sayesinde bu kampanyayla karşılaştım. İhtiyacı olanlar kendileri  yada çevrelerinde olan kişileri haber veriyor sizde onlara ne gerekiyorsa yolluyorsunuz. Ve inanılmaz bir gönül hafifliğine ulaşıyorsunuz. Lütfen çoğalalım daha fazla ihtiyacı olana ellerimizi ulaştıralım .

Hepimize hayırlı akşamlar dilerim.

web adres:http://www.kardesimgiysin.com/

4 Eylül 2013 Çarşamba

Dön dön Güzgargülüüüüü


Edize uykuya dalmadan önce okuduğum masal kitabında kıskanç yel değirmeni ile minik rüzgargülünün hikayesi vardı. Bu hikayenin görsel olarak da daha da pekişmesi için küçüklere benim çok sevdiğim rüzgargülünü bir atkivite olarak yapmaya karar verdim.